ida’lı çocuk olmak, sıcacık, içten ve iyi insanların olduğu bir topluluğun parçası olmaktır. Sabah ayrılırken “İyi dersler” değil, “İyi eğlenceler” demektir. Bir dal parçasından hikâye, bir renk karışımından mucize yaratabilmektir. Çamura bulanmış ayakkabılarla, kalpten bir kahkahanın izini eve taşımaktır.
ida’lı çocuk olmak; bir elma ağacının gölgesinde düşünmeyi, oyunun içinde öğrenmeyi, keşfetmenin hiç bitmediği bir dünyada büyümeyi bilmektir.
Kıyafetlerin temizliğinden çok, günün içinde yaşanan deneyimlerin değerini bilmektir. Ve her şeyden önemlisi; sevgiyle, özenle ve emekle dünyanın daha iyi bir yer olabileceğine inanmaktır. Çünkü biz, o dünyanın çocuklarla birlikte kurulacağına inanıyoruz.
ida Ailesine hoş geldiniz.
Burada her çocuk biricik, her gün yeni bir hikâyedir.